-
ناگهان به جهد کند ترک همه ** بر تو طفل او بماند مظلمه
- Ansızın her şeyi bırakır, kaçıp gider. Çocuğu, başına dert olur kalır.
-
گفت دختر کای پدر خدمت کنم ** هست پندت دلپذیر و مغتنم
- Kız dedi ki: Babacığım, dediğini tutarım, öğüdün pek doğru, kabulüm.
-
هر دو روزی هر سه روزی آن پدر ** دختر خود را بفرمودی حذر
- Babası, her iki üç günde bir kere kızına aman ha sakın diye öğüt veriyordu.
-
حامله شد ناگهان دختر ازو ** چون بود هر دو جوان خاتون و شو 3725
- Derken kız, birdenbire gebe kalıverdi; ikisi de gençti.
-
از پدر او را خفی میداشتش ** پنج ماهه گشت کودک یا که شش
- Kız, bunu babasından gizledi. Çocuk, karnında beş, yahut altı aylık oldu.
-
گشت پیدا گفت بابا چیست این ** من نگفتم که ازو دوری گزین
- Artık iyiden iyiye belli oldu. Babası dedi ki: Bu ne? Ben sana ondan kendini koru demedim mi?
-
این وصیتهای من خود باد بود ** که نکردت پند و وعظم هیچ سود
- Öğütlerim, yelmiydi ki hiç sana tesir etmedi?
-
گفت بابا چون کنم پرهیز من ** آتش و پنبهست بیشک مرد و زن
- Kız, baba dedi, nasıl tahammül edeyim? Erkekle kadın, şüphe yok ki ateşle pamuk.
-
پنبه را پرهیز از آتش کجاست ** یا در آتش کی حفاظست و تقاست 3730
- Pamuk, ateşten nasıl çekinebilir? Yahut da ateş nasıl olur da pamuğu yakmaz, çekinir?
-
گفت من گفتم که سوی او مرو ** تو پذیرای منی او مشو
- Babası dedi ki: A kızım, ben sana onun yanına gitme demedim. Yalnız menisinden kendini koru dedim.