English    Türkçe    فارسی   

5
3335-3359

  • Derhal şiddetli bir nara attı.Hoca,sözüm gönlüne tesir etti dedi. 3335
  • Cuha dedi ki:Hayır,gönlüne tesir etmedi,eline tesir etti.A akıllı adam,gönlüne tesir etseydi vay haline!
  • O büyücülerin gönlüne birazcık tesir etti de onlarca sopa da bir oldu,el de.
  • Padişahım,bir ihtiyarın sopasını alsan o sopa,onun eli ayağı olduğu için pek incinir.
  • Halbuki onlar,elleri,ayakları kesileceği halde "Bize zarar olmaz ki"diye nara attılar,naraları gökyüzüne vardı.Hadi,gel kes dediler,can,can çekişmeden kurtulur.
  • Biz bildik ki şu tenden ibaret değiliz.Beden olmaksızın da Tanrı ile yaşarız. 3340
  • Ne mutlu o kişiye ki kendi zatını tanıdı,ebedi emniyet sahasında bir köşk kurdu.
  • Çocuk,ceviz ve kuru üzüm için ağlar.Halbuki bu,büyük adama göre hiçbir şey değildir
  • Gönüle göre de beden,cevizle kuru üzümdür.Çocuk,nerden büyüklerin bilgisine sahip olacak?
  • Kim,perde ardındaysa zaten çocuktur.Er ona derler ki kırılmaz.
  • Bir adam,sakalla,hayayla erkek olsaydı keçinin de sakalı var,tüyü var.O da adam olurdu. 3345
  • Halbuki o keçi,kötü bir kılavuz olur,kendisine uyanları ancak kasaba çeker,götürür.
  • Sakalını tara,ben ilerigelen biriyim demek ister.Doğru ilerigelensin ama ölüme ve gama!
  • Kendine gel de sakaldan vazgeç,kendine bir yol tut,bu benliği,bu teşvişi bırak.
  • Bu suretle de aşıklar için gülsuyu kesil,gül bahçesine kılavuz ol,öne düş.
  • Gül kokusu nedir?Akıl nefesi,ebediyet ülkesinin güzel kılavuzu. 3350
  • Padişahın tekrar Eyaz'a,çarıkla pösteki işini açıkça söyle de kapı yoldaşların bundan öğüt alsınlar,çünkü"Din,öğütten ibarettir"demesi.
  • Eyaz,çarığın sırrı nedir,söyle.Bir çarığa bu kadar niyazın nedeni nedir?
  • Söyle de Sunkur'la arkadasın Bekbaruk duysun,pöstekiyle çarığın sırrının sırrını anlasın.
  • Eyaz,kulluk senden nurlandı.Nurun,aşağılık alemden kurtuldu gökyüzüne yüceldi.
  • Senin yüzünden kulluk,hür kişilerin hasret çektikleri bir şey oldu.Sen,kulluğa hayat vereli hürler bile kulluğa özenir oldular.
  • İnanmış,adam ona derler ki her hususta kafir bile onun imanına hased etsin,özensin. 3355
  • Ebayezid'in zamanında bir kafire"Müslüman olsana"dedikleri vakit o kafirin bu söze cevap vermesi
  • Bayezid'in zamanında bir kafir vardı.Ona kutlu bir müslüman dedi ki:
  • Ne olur müslüman olsan da yüzlerce kurtuluşa erişsen,ululuklar bulsan.
  • Kafir dedi ki:Eğer müslümanlık,alemin şeyhi Bayezid'in müslümanlığıysa,
  • Ben ona takat getiremem.O,benim çalışmalarımdan çok üstün.