English    Türkçe    فارسی   

6
810-834

  • Ey surette zerre olan, Zuhal yıldızını gör. Sen bir topal karıncasın, yürü, Süleyman’a bak. 810
  • Sen bu cisimden ibaret değilsin, gözden ibaretsin. Canı görsen cisimden vazgeçersin.
  • İnsan gözdür, öte yanı deriden, etten başka bir şey değil. Gözü, neyi görürse değeri o kadardır insanın.
  • Bir küp, boyuna deniz suyu ile doldurulsa koca bir dağı sele verir.
  • Küpün canından denize bir yol açılırsa küp, ırmaktan üstün olur.
  • Onun için “Söyle” sözü, denizin sözüdür. Ahmed, neyi söylerse hakikatte o söz hakikat denizinindir. 815
  • Onun sözleri denizin incileridir. Çünkü gönlü denizle birdir onun.
  • Deniz daima küpümüze yardım edip durursa artık bir balıkta denizin bulunmasına şaşılır mı?
  • Duygu gözü şu geçip gidici suretlere düşmüş, donup kalmıştır. Sen, o sureti geçip gidici görürsün ama hakikatte geçip gitmez o.
  • Bu ikilik şaşı gözün görüşüdür. Yoksa evvel, âhirdir, âhir de evvel.
  • Bu nereden bilinir? Öldükten sonra dirilmeden. Öldükten sonra dirilmeyi ara da bundan az bahset. 820
  • Dirilme gününün gelmesine şart önce ölmektir. Çünkü dirilme, ölümden sonradır.
  • Herkes yokluktan korkar, işte bütün âlem, bu yüzden yol sapıtmıştır. Halbuki yokluk, asıl sığınılacak yerdir.
  • Bilgiyi nerede arayalım? Bilgiyi terk etmede. Barışı nerede umalım? Barıştan vazgeçmeden.
  • Varlığı nerede arayalım? Varlığı terk etmede. Elmayı nereden umalım? Elden vazgeçmeden!
  • Ey güzel yardımcı, yok gören gözü varlığı görür bir hale getirmeye de kaadirsin sen. 825
  • Yokluktan meydana gelen göz, varlığı tamamı ile yok gördü.
  • Fakat şu iki göz, değişti de nurlandı mı bu düzgün cihan mahşer olur.
  • Bu hamlara anlamak haram oldu da onun için bu hakikatler noksan göründü.
  • Allah cömerttir ama güzelim cennetin nimetleri cehennemliğe haramdır.
  • O, ebedî ahde vefa edenlerden değildir, onun için de cennet balı, ağzına acı gelir. 830
  • Müşteri olmadıkça alış veriş etmeye eliniz oynar mı?
  • Birisi gelir, mallara bakar, fakat bakmakla alıcı olmaz ki. O ahmak bakış ancak alay içindir.
  • Bu kaça? Şu kaça? Diye sorar, dolaşır. Fakat vakit geçirmek, içinden de gülüp eğlenmek için.
  • Usancından gelir, senden kumaş ister. Fakat ne müşteridir ne de kumaş arar.