English    Türkçe    فارسی   

6
4903-4916

  • Hani ananın biri, çocuğuna dedi ki: Geceleyin sana bir hayal görünürse,
  • Mezarlıkta, yahut korkulu bir yerde kin güden kapkara bir hayal görürsen
  • Gönlünü sağlam tut, üstüne saldır. Derhal senden yüz çevirir. 4905
  • Çocuk dedi ki: Bu deve benzeyen hayale de anası, bu sözü söylemişse
  • Ben ona saldırdım mı o da benim boynuma sarılır, anasının emrini tutar. O vakit ben ne yaparım?
  • Sen çevik dur, korkma diyorsun. O çirkin hayalin de bir anası vardır elbet.
  • Şeytana da akıl öğreten tek birisi, insana da. Kuvveti, kudreti olmasa bile düşmana üst gelen, onun lûtfiyle üst gelir.
  • O halim nerdeyse Tanrı hakkiyçin, Tanrı hakkiyçin sen de o yana yürü, o tarafa ol. 4910
  • Kadı dedi ki: Hile yapar, söz söylemezse, o er, senin hileni anlarsa...
  • Sırrını nasıl öğrenirsin? Doğru söyle. Çocuk, onun önünde susar, otururum.
  • Çıkacağım yere sabrı merdiven yapar, "Sabır ferahlığın anahtarıdır" sırrına ererim.
  • Fakat huzurunda otururken bu âlemin neşe ve gamına ait olmıyan bir söz, gönlünden coşuverirse
  • Artık bilirim ki Yemen ülkesine Süheyl yıldızını yolladığı gibi bu sözü de bana veren odur. 4915
  • Gönlümden kopup gelen o söz, o taraftan gelmededir. Çünkü gönülden gönüle pencere vardır.