English    Türkçe    فارسی   

1
3449-3458

  • Tanrı’dan vasıtasız olarak verilmeyen ilim, gelini süsleyen kadının ona sürdüğü renk gibi diri kalmaz, uçup gider.
  • Fakat bu yükü iyi çekersen yükünü alırlar, rahat ettirirler. 3450
  • Heva ve heves uğrunda o bilgi yükünü taşıma ki içindeki ilim ambarını göresin.
  • İlmin rahvan atına bindikten sonra sırtından yükü alırlar.
  • Tanrı kadehi olmadıkça heva ve heveslerden nereden geçeceksin? Ey Tanrı’ya ait yalnız “Hu” ismine kani olan!
  • Sıfattan, addan ne doğar? Hayal! O hayal, sahibine ancak vuslat delili olur.
  • Medlulü olmayan bir delalet edici hiç gördün mü? Yol olmadıkça katiyen gül de olmaz... 3455
  • Hakikatı olmayan bir adı hiç gördün mü; yahut Kâf ve Lâm harflerinden gül topladın mı?
  • Mademki ismi okudun; var, müsemmayı da ara. Ayı gökte bil derede değil!
  • Addan ve harften geçmek istersen hemencecik kendini tamamı ile kendinden arıt (yok ol!)