English    Türkçe    فارسی   

1
460-469

  • Bu on iki emirler kavimleri, o kötü vezire bağlanmışlardı. 460
  • Hepsi, onun sözüne itimat ediyordu, hepsi onun mesleğine uymuştu.
  • O, öl, der demez her emir hemen o anda ölürdü.
  • Vezirin İncil ahkâmını karıştırması
  • Vezir, her emirin adına birer tomar düzdü. Her tomarın yazısı, başka bir olaydı.
  • Her birinin hükmü başka bir çeşittir. Bu baştan aşağıya kadar ona aykırıdır.
  • Birinde riyazet ve açlık yolunu tövbenin rüknü, Tanrı’ya dönüşün şartı yapmış. 465
  • Birinde “Riyazet faydasızdır, bu yolda cömertlikten başka kurtuluş yoktur” demişti.
  • Birinde demişti ki: “Senin açlık çekişin, mal verişin mabuduna şirk koşmadır.
  • Gam ve rahat zamanında Tanrı’ya dayanmak ve tamamıyla teslim olmaktan gayri hepsi hiledir, tuzaktır.”
  • Öbüründe demişti ki: “Vacip olan hizmettir, yoksa tevekkül düşüncesi suçtan ibarettir.”