English    Türkçe    فارسی   

4
254-263

  • Bu söz, rezilliği arttıran bir sözdür ama külhandakiler, aralarında bununla övünürler!
  • Sen akşama kadar altı küfe tezek getirdin... Hâlbuki ben, hiç zahmet çekmeden tamam yirmi küfe tezek taşıdım, derler. 255
  • Külhanda doğup temizlik nedir görmeyen kişiye mis koklatsın incinir, hasta olur!
  • Güzel koku satanların pazarında güzel kokularla mis kokusundan bayılan ve hasta düşen derici
  • Birisi, güzel koku satanların pazarına gelince aklı başından gitti, büzülüp yere yıkıldı.
  • Kerem sahibi attarlardan gelen güzel kokular, başını döndürdü, yere düştü!
  • O bihaber, gün ortasında yol uğrağına bir leş gibi yıkıldı, kaldı.
  • Derhal halk, başına üşüştü... Herkes lâhavle diyerek derdine derman aramaktaydı. 260
  • Birisi, eliyle kalbini yokluyor, öbürü yüzüne gülsuyu serpiyordu.
  • Bilmiyordu ki o alanda onun başına ne geldiyse gülsuyundan geldi.
  • Biri bileklerini başını ovuyor, öbürü hararetlensin diye samanlı ıslak balçık getiriyordu.