English    Türkçe    فارسی   

5
2143-2152

  • Kendini kırarsan iç olur, içe ait latif hikayeler duyarsın.
  • Cevizin kabuğunda ses vardır ama içinde, yağında ses ne gezer.
  • Onun da sesi vardır, vardır ama kulak duyamaz. Onun sesi, güzelim kulaktan gizlidir. 2145
  • Yoksa için sesi pek güzeldir. Onu duyan, kabuğun şakırtısını dinler mi hiç?
  • Sen sükut ederek içi elde edesin diye o şakırtıya tahammül ediyorsun.
  • Bir müddet dudaksız, kulaksız ol da sonra dudak gibi tatlı şeylere eş ol.
  • Niceye bir nazım ve nesir söyleyecek, sırları açığa vuracaksın? Hocam, bir günceğiz de şunu sına, dilsiz ol bakalım.
  • Bunca zamandır dedikoduyu sınadık, bir zaman da sükut etmeyi deneyelim.
  • Ne kadar zamandır kabız veren acı ve sert yemekler pişirdin, bir kere de tatlı yemekler pişirmeyi dene. 2150
  • Birisi, kıyamette kendine gelir. İsyan defteri, eline simsiyah olarak verilir.
  • Yas mektupları gibi üstü simsiyah, içi kenarları suçlarla dolu.