English    Türkçe    فارسی   

5
2569-2578

  • O sapık, sana yaklaşsaydı hafif bir saldırışta ona üstün gelirdin.
  • Acele, Şeytanın hilesidir; sabır ve tedbir, Tanrının lûtfu. 2570
  • O uzaktaydı, hamleni görüp kaçtı. Zayıflığını anladı, yüzünün suyunu döktü.
  • Aslan, kuvvetim yerinde sandım, dedi, bu derece halsiz kaldığımı zannetmiyordum.
  • Fakat açlık ve ihtiyacım hadden aştı. Açlıktan sabrım da kayboldu, aklım da.
  • Elinden gelirse bir kere daha onu baştan çıkar, buraya getir.
  • Düzenlerle onu buraya getirmeye çalış. Sana pek minnettar olurum. 2575
  • Tilki, evet dedi; Tanrı yardım eder de körlükle gözünü bağlar.
  • Çektiği korkuyu unutursa ne âlâ. Bu da, onun eşekliğinden uzak değildir.
  • Fakat onu kandırır da buraya getirirsem yine acele edip emeğimi yele verme.