English    Türkçe    فارسی   

5
4074-4083

  • Mücevherin değeriyle sevginin sonucu, gönüllerinden gizli kalmıştı.
  • Beylerin, neden bu mücevheri kırdın diye Eyaz'ı kınamaları, onun cevap vermesi
  • Eyaz dedi ki: Ey ünlü ulular, Padişahın buyruğu mu daha ileri, mücevher mi? 4075
  • Sizce, Tanrı hakkı için söyleyin, Padişahın emri mi daha üstün, yoksa bu güzelim mücevher mi?
  • Ey mücevhere bakan, Padişaha aldırış bile etmeyen beyler, önünüzde gül var, ana cadde değil!
  • Ben gözümü Padişahtan ayırmam. Müşrik gibi taşa yüz tutmam.
  • Boyalı taşı seçip Padişahın buyruğunu geri bırakan canda hiçbir gevher, hiçbir değer yoktur.
  • Gül renkli oyuncağı ardına at. Onlara renk vereni aklına getir ve şaş. 4080
  • Dereye gir, testiyi taşa çal. Kokuya, renge ateş ver.
  • Din yolunda yol kesicilerden değilsen kadınlar gibi renge, kokuya tapma.
  • Bu sözler üzerine o yüce erler, bu hatalarına özür olmak üzere başlarını önlerine eğdiler.