English    Türkçe    فارسی   

5
3254-3263

  • İki eski çarığa niceye kadar bir taze sözler söyleyerek,cansız bir şeye ezeli sırrı açacaksın?
  • چند گویی با دو کهنه نو سخن  ** در جمادی می‌دمی سر کهن 
  • Ey ayaz,Araplar gibi sevginden çöllerde kalan çadır yerlerine,oralardaki döküntülere uzun uzun hitap ediyorsun. 3255
  • چون عرب با ربع و اطلال ای ایاز  ** می‌کشی از عشق گفت خود دراز 
  • Çarığın göçüp giden hangi sevgilinden kalma?Pöstekin,sanki Yusuf'un gömleği!
  • چارقت ربع کدامین آصفست  ** پوستین گویی که کرته‌ی یوسفست 
  • Hıristiyan,gibi hani..gider de keşişe bir yıllık suçunu,yaptığı zinaları,kalbinden geçirdiği kötülükleri sayıp döker.
  • هم‌چو ترسا که شمارد با کشش  ** جرم یکساله زنا و غل و غش 
  • Keşiş,suçunu bağışladı mı,onun affını Tanrı affı bilir.
  • تا بیامرزد کشش زو آن گناه  ** عفو او را عفو داند از اله 
  • Halbuki o papaz,ne suç bilir,ne adalet.Ama aşk ve inanış,pek kudretli bir sihirbazdır.
  • نیست آگه آن کشش از جرم و داد  ** لیک بس جادوست عشق و اعتقاد 
  • Dostluk ve vehim,yüzlerce Yusuf yaratır.Büyü zaten Harut'la Murat'tan kalmadır. 3260
  • دوستی و وهم صد یوسف تند  ** اسحر از هاروت و ماروتست خود 
  • İnsan,sevgilinin hatırasiyle bir suret yaratır.O suretin çekişi,seni dedikoduya sevk eder.
  • صورتی پیدا کند بر یاد او  ** جذب صورت آردت در گفت و گو 
  • Suretin önüne varır,yüz binlerce sır dökersin,dostun dosta sır söylemesi gibi.
  • رازگویی پیش صورت صد هزار  ** آن چنان که یار گوید پیش یار 
  • Halbuki orada ne bir suret vardır ,ne bir heykel.Öyle olduğu halde ondan yüzlerce Elest duyulur,bundan yüzlerce Bela.
  • نه بدانجا صورتی نه هیکلی  ** زاده از وی صد الست و صد بلی