English    Türkçe    فارسی   

5
3427-3436

  • چون شکستی سر رود آبش به اصل  ** خاک سوی خاک آید روز فصل 
  • Baş yardın mı o kerpiçin suyu,aslına gider,ayrılış gününde toprak da toprağa kavuşur.
  • حکمتی که بود حق را ز ازدواج  ** گشت حاصل از نیاز و از لجاج 
  • Tanrı'nın suyla toprağı birleştirmesindeki hikmeti,niyazla,inattan hasıl olur.
  • باشد آنگه ازدواجات دگر  ** لا سمع اذن و لا عین بصر 
  • Ondan sonra daha başka birleşmeler meydana gelir ki onları ne kulak duymuştur,ne göz görmüştür.
  • گر شنیدی اذن کی ماندی اذن  ** یا کجا کردی دگر ضبط سخن  3430
  • Kulak duysaydı kulak olarak kalır, yahut artık başka sözleri duyabilir miydi?
  • گر بدیدی برف و یخ خورشید را  ** از یخی برداشتی اومید را 
  • Kar ve buz, güneşi görseydi buzluktan ümidini keser giderdi.
  • آب گشتی بی‌عروق و بی‌گره  ** ز آب داود هوا کردی زره 
  • Damarlarına, iliklerine kadar su kesilirdi de bava Davud'u, ondan zırh yapardı.
  • پس شدی درمان جان هر درخت  ** هر درختی از قدومش نیک‌بخت 
  • Her ağacın canına derman olurdu. Her ağaç, onun kudumiyle devlet bulurdu.
  • آن یخی بفسرده در خود مانده  ** لا مساسی با درختان خوانده 
  • Halbuki o donmuş buz, öylece kalakaldı da ağaçlara, bana dokunmayın demeye başladı.
  • لیس یالف لیس یلف جسمه  ** لیس الا شح نفس قسمه  3435
  • O buz gibi donup kalan adamın cismi de ne bir şeyle uyuşup birleşir, ne de bir şey, onunla uzlaşır.O, ancak kendi nefsinin hırsı peşindedir.
  • نیست ضایع زو شود تازه جگر  ** لیک نبود پیک و سلطان خضر 
  • O da faydasız değildir, ondan da ciğerler tazelenir. Fakat yeşillik çavuşu da değildir, yeşillik padişahı da değil.